Sorumluluğu reddetme evresini atlatamadığım, hayattan bıkma aşamasında bile ölümü düşünmediğim yaşlardayım.
"Ölüm, başınıza gelene kadar yoktur." A. Akdoğan
İçsel yıkımı, ölümü, sevgiyi, tutkuyu ve tüm duyguların, bunalımların kişiye gidiş ve dönüşlerini dışavurup başka bir insanda yaşamak istediğimizde daha fazla kendimizde hapsetmiyor muyuz?
Başka bir insanın yapabileceklerinden korkmaktansa, kendimizde o insanı yüceltme seviyemizden korkmuyor muyuz? Buna göre tutku ya da sevginin boyutu bizim elimizde mi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder